İçeriğe geç

3 Selim neden başarısız oldu ?

3. Selim Neden Başarısız Oldu?

Geçmiş, sadece tozlu kitaplarda yazılı kalmış olaylar değildir; aynı zamanda bugünü anlamamıza da ışık tutar. Tarih, yalnızca bireylerin değil, toplumların da başarılarını ve başarısızlıklarını şekillendiren bir öğretmendir. Padişah 3. Selim, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde önemli bir figür olmasına rağmen, reform hareketlerinin sonuçlanamadan sona ermesiyle tarih kitaplarında genellikle “başarısız” olarak anılır. Ancak bu başarısızlık, yalnızca onun yönetimindeki yanlışlardan değil, aynı zamanda dönemin toplumsal, ekonomik ve uluslararası koşullarından kaynaklanmaktadır. Bu yazıda, 3. Selim’in reform çabalarının neden başarısız olduğunu, dönemin koşullarıyla birlikte analiz etmeye çalışacağız.
3. Selim’in Yükselişi ve Reform Çabaları
3. Selim’in Tahta Çıkışı ve Hedefleri

3. Selim, 1789 yılında Osmanlı tahtına çıkarken, imparatorluk çok ciddi iç ve dış sorunlarla karşı karşıyaydı. Avrupa’daki değişim rüzgarları, Fransız İhtilali’nin getirdiği ideolojiler ve Osmanlı’nın geleneksel yapısındaki zayıflıklar, ona yeni bir yönetim anlayışı ve reformlar yapma fırsatı sundu. 3. Selim’in tahta çıkışı, aynı zamanda Batı’ya açılma, modernleşme ve Osmanlı İmparatorluğu’nu tekrar güçlendirme vizyonunu içeren reform hareketlerinin başlangıcını işaret ediyordu.

Sultan 3. Selim, “Nizam-ı Cedid” adı verilen reform programını hayata geçirmek istedi. Bu program, askeri, eğitim, hukuk ve yönetim alanlarında köklü değişiklikleri içeriyordu. Batılılaşma adına yaptığı ilk adımlardan biri, yeni bir ordu olan Nizam-ı Cedid’i kurmaktı. Bu ordu, Osmanlı İmparatorluğu’nun geleneksel ordu yapısının yerine, Batılı eğitim ve disipline dayalı modern bir orduyu hedefliyordu. Ayrıca, eğitimde reformlar yaparak Avrupa’dan bilim ve teknolojiye dair bilgiler almayı, Osmanlı bürokrasisini modernleştirmeyi amaçlıyordu.
3. Selim’in Reformlarının İçsel Dirençle Karşılaşması

Ancak, 3. Selim’in reform çabaları, imparatorluk içindeki bazı geleneksel güçler ve sınıflar tarafından büyük bir direnişle karşılaştı. En büyük karşıtlık, Yeniçeri Ocağı’ndan geldi. Yeniçeriler, Nizam-ı Cedid’e karşı çıkarak, mevcut düzenin değişmesini istemediler. Bu karşıtlık sadece bir askeri direniş değil, aynı zamanda Osmanlı’daki geleneksel güç yapılarının değişime karşı duyduğu korkunun bir yansımasıydı. Osmanlı’nın bu dönemdeki en büyük sorunu, yönetiminin değişim istemesine rağmen, toplumun geleneksel yapılarındaki köklü güçlerin bu yeniliklere karşı direnişi oldu.

Dönemin tarihçileri, 3. Selim’in reformlarını içten bir şekilde yapmaya çalıştığını, ancak başta Yeniçeriler olmak üzere, aristokrasinin ve dini otoritelerin bu yeniliklere karşı verdikleri tepkilerin, Sultan’ın reformlarını gerçekleştirmesini engellediğini belirtirler. Selim’in modernleşme çabaları, esasen bir tehdit olarak algılanmış ve “Nizam-ı Cedid” hareketi, imparatorluk içindeki bürokratik ve askeri yapılar tarafından sabotaj edilmiştir.
Dış Baskılar ve 3. Selim’in Zorlukları
Napolyon ve Fransız İhtilali’nin Etkisi

Dış güçler de 3. Selim’in reform çabalarını engellemekte önemli bir rol oynamıştır. Fransız İhtilali’nin ardından Avrupa’da yayılan milliyetçilik ve özgürlük ideolojileri, Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok bölgesinde ayaklanmalara neden oluyordu. Napolyon Bonapart’ın Mısır Seferi ve Rusya’nın Osmanlı sınırlarına yaklaşması, 3. Selim’in reformlarını hayata geçirmeye çalışan yönetimi daha da zora soktu. Osmanlı İmparatorluğu, savaşlara girmeye ve dış tehditlerle mücadele etmeye devam ettikçe, iç reformları gerçekleştirme fırsatını kaybetti.

Özellikle Napolyon’un, Osmanlı topraklarında Batı’ya yönelik ideolojik ve askeri bir meydan okuma oluşturması, Selim’in hedeflediği Batılılaşma ve modernleşme sürecini daha da karmaşık hale getirdi. Avrupa ile Osmanlı arasındaki bu çatışma, 3. Selim’in Batılı reformları benimsemesinin önündeki en büyük engellerden biriydi.
Ekonomik Krizler ve Dış Borçlar

Dışsal tehditlerle birlikte, Osmanlı İmparatorluğu’nda artan ekonomik krizler de 3. Selim’in reformlarını gerçekleştirmesini zorlaştırdı. 3. Selim’in Batı ile ticari ilişkiler geliştirme çabaları, aynı zamanda büyük dış borç yükümlülüklerini de beraberinde getirdi. Bu ekonomik bağımlılık, onun reformlara yeterli kaynak ayırmasını engelledi. Ayrıca, Osmanlı ekonomisinin yapısal sorunları, yerel üretimin zayıflığı ve vergi sistemindeki aksaklıklar da reformların başarılı olmasını engelledi.

Bunun yanında, Osmanlı’nın içinde bulunduğu dış borçlar ve uzun süren savaşlar, reform hareketlerinin başarılı olabilmesi için gerekli ekonomik istikrarı sağlayamadı. Bu da, 3. Selim’in yönetiminde önemli bir zorluk oluşturdu.
Toplumsal Direncin ve İçsel Çatışmaların Rolü
Geleneksel Güçlerin Direnişi

3. Selim’in reform çabaları sadece askeri ve dış tehditlerle değil, aynı zamanda imparatorluğun geleneksel yapılarıyla da karşı karşıya geldi. Osmanlı toplumunda yönetimin temeli olan Yeniçeri Ocağı, reformlara karşı büyük bir direniş gösterdi. Sultan’ın orduyu modernleştirme çabası, Osmanlı’nın geleneksel askerî sınıfı olan Yeniçeriler tarafından engellenmeye çalışıldı. Ayrıca, dini otoriteler ve ulema sınıfı da Sultan’ın Batılılaşma ve sekülerleşme hareketlerine karşı çıktı.

Bu tür geleneksel dirençler, Selim’in değişim programını engelleyen en önemli içsel etkenlerden biriydi. Osmanlı İmparatorluğu’nda, yenilikçi bir yönetim anlayışına duyulan güvensizlik, değişim için gerekli olan toplumsal desteğin eksik olmasına yol açtı. Tarihçiler, bu durumun 3. Selim’in başarısızlığını açıklayan en önemli nedenlerden biri olduğunu vurgulamaktadırlar. Geleneksel yapılarla karşılaşılan bu güçlü direnç, Sultan’ın reform çabalarının başarısız olmasına yol açtı.
Nizam-ı Cedid’in Sonu ve 3. Selim’in Tahtan Indırılması

Sonuçta, 1807’de Yeniçerilerin başını çektiği bir isyan sonucunda, 3. Selim tahttan indirildi. Nizam-ı Cedid ordusu ve reformları sona erdi, 3. Selim’in modernleşme çabaları burada kesildi. Yeniçerilerin isyanı, Osmanlı’da bir dönemin sonunu işaret ediyordu. 3. Selim’in reformları, devrimin başlangıcındaki istek ve iradeyle başlasa da, karşılaştığı engeller ve direnişlerle tamamlanamadan sona erdi.
Geçmiş ve Bugün: Paraleleler

Tarihsel bir perspektiften bakıldığında, 3. Selim’in başarısızlık süreci, dönemin toplumsal yapılarının, askeri gücün ve uluslararası dengelerin ne denli kritik olduğunu gözler önüne seriyor. Bugün, toplumsal değişimler, teknolojik yenilikler ve siyasi reformlar yaparken, geçmişin bu dersleri hala geçerliliğini koruyor. Yenilikçi bir yönetimin, toplumda köklü yapılarla uyum içinde olması gerektiği ve toplumsal desteğin sağlanması gerektiği gerçeği, 3. Selim’in başarısızlığından çıkarılabilecek en büyük derslerden biridir.

Peki, bugün hükümetlerin reform yapma çabaları karşısında toplumun karşıt görüşleri, dirençleri nasıl şekilleniyor? Toplumdaki köklü değişiklikler ne ölçüde kabul ediliyor? 3. Selim’in karşılaştığı güçlükleri günümüzde nasıl daha iyi anlayabiliriz? Geçmişin bu izlerini günümüz toplumlarıyla karşılaştırarak, gelişen dinamiklere nasıl daha dikkatli yaklaşmalıyız?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güncel giriş