Aristotle’e Göre Ahlaki İyilik Ölçütü Nedir? Bir Kahve Sohbeti Gibi!
Herkese merhaba! Bugün karşınıza biraz filozofluk yapmaya geldim! Ama merak etmeyin, kafanız karışmayacak. Zaten kimse burada Platon’dan bir ders beklemiyor, değil mi? Biz bugün, insanların en çok sorduğu sorulardan birine yanıt arayacağız: Ahlaki iyilik nedir? Hem de, bu soruyu biraz eğlenceli bir bakış açısıyla, ünlü filozof Aristoteles’in gözünden ele alacağız. Duyduğunuzda belki gülümseyecek, belki de derin bir nefes alıp “Peki, ben şimdi ne yapıyorum?” diyeceksiniz!
Bir düşünün, Aristoteles bir kahve dükkanında bizimle sohbet etseydi, nasıl bir ortam olurdu? İşte tam da bunu hayal edin. Aristoteles “Peki, ne var bu ahlaki iyilik işinde?” diye sorsa, biz de ona, “Aslında, çok kolay bir sorunuz var!” diye yanıt veririz, çünkü zaten erkekler çözüm odaklıdır, değil mi? Hadi ama, hepimiz bir strateji peşindeyiz.
Kadınlar ise “Ama gerçekten anlamamız gereken şey, ahlaki iyiliğin içindeki o dengeyi bulmak değil mi?” der ve hemen empatik bir şekilde devreye girer. Çünkü onlar, bir sorunun çözülmesinden çok, çözümün insanları nasıl etkileyeceğine de odaklanır.
Şimdi, gelin Aristoteles’in felsefesiyle biraz eğlenelim ve derin düşüncelere dalalım!
Aristoteles’e Göre Ahlaki İyilik Nedir?
Aristoteles, tarihteki en bilge adamlardan biri olarak, ahlaki iyiliği tamamen dengeye dayandırıyordu. Bize göre ise “ahlaki iyilik” demek, doğru olanı yapmak değil, her şeyin doğru miktarda olması demekti. Yani bir tür altın ortayı bulmak!
Aristoteles’e göre, ahlaki iyilik, fazlalık ve eksiklik arasında bir denge kurmaktır. Mesela cesaret üzerine konuşalım. Cesaret, cesur olmakla korkak olmak arasında bir yerde durur. Eğer çok cesur olursanız, delilik yapmış olursunuz (bu durumda belki de uçurumdan atlayıp, “Zihnimi özgür bırakıyorum!” diye bağırıyorsunuz). Ama eğer cesaret eksik olursa, bu da korkaklık olur ki, bu da yapabileceğiniz bir şey değildir. İşte tam burada altın orta devreye giriyor. Ahlaki iyilik, cesaretin doğru miktarda olmasıdır.
Cesaret, Cömertlik ve Diğer İyilikler
Şimdi bir de cömertliği ele alalım. Çok cömertseniz, cebinizde hiç para bırakmazsınız ve sonunda bir hafta aç gezersiniz. Ama hiç cömert değilseniz, o zaman da sadece “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” diyerek etrafınızdaki insanlardan uzaklaşırsınız. İyi bir denge, hem başkalarına yardım etmek hem de kendi ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmak arasında kurulmalı. Aristoteles burada da ne der? “İyilik, ölçülü olmalıdır.”
Aristoteles’in felsefesinde bu altın ortayı bulmak bir tür sanat gibidir. Çözüm odaklı yaklaşımla, ne çok fazla ne de çok az iyilik yaparak, doğru miktarda ahlaki davranışı sergilemelisiniz. Tabii ki, bu her zaman kolay değil. Çünkü bazen, insanlar doğru olanı yapmak istese de, fazla cömertlik ya da cesaretle işler biraz karışabilir.
Erkekler ve Kadınlar: İyiliği Anlamak
Erkekler, her zaman bir çözüm arayarak, “Hadi çözümü bulalım!” diye yaklaşır. Ahlaki iyiliği de genellikle bir probleme benzetirler: “Evet, bu doğru! Cesaretle ilgili problemi çözmemiz gerek.” Hızlıca çözüm ürettikleri için bazen bu çözüm, fazlasıyla uçuk olabilir. Ama işin ilginç tarafı, bazen bu çözüm doğru bir dengeyi bulabilir.
Kadınlar ise empatik yaklaşımlarıyla daha ilişkisel bir perspektiften bakarlar: “Hadi ama, doğru çözüm bulmaya çalışalım, ama bu çözüm başkalarına nasıl yansıyacak?” Ah, evet! Kadınların bakış açısı daha çok başkalarını düşünmeye yöneliktir. “Cömert ol ama kendini de düşün!” diye öğüt verirler. Yani, sadece çözüme odaklanmak değil, o çözümün diğer insanları nasıl etkilediğini de anlamak çok önemlidir.
Aristoteles’in Ahlaki İyilik Ölçütü: Sadece Strateji Mi?
Aslında Aristoteles’in ahlaki iyilik ölçütü, tamamen stratejik bir oyun değil. Bunu yaparken insanın kendisini unutmaması, başkalarıyla ilişkilerini de düşünmesi gerektiğini vurguluyor. Her birey, yapacağı her eylemi bir ölçüde iyi düşünmeli, doğru miktarda iyilik yaparak, altın orta yolunu bulmalıdır. Bu, ne çok cesur ne de çok korkak olmak gibidir; ne fazla cömert ne de bencil olmak… Dengeyi bulduğunuzda, gerçek ahlaki iyiliği yaşarsınız.
Sonuç: Ahlaki İyiliği Hangi Yolda Arıyoruz?
Sonuç olarak, Aristoteles’in bahsettiği ahlaki iyilik, aslında bir tür dengenin sanatı. İyilik yapmak güzel, ama ölçüsünde yapmak da çok daha güzel. Bir bakıma, çözüm odaklı düşünmek ve empatik yaklaşımla bu çözümü hayata geçirmek arasındaki o dengeyi bulmak gerekir.
Evet, şimdi soruyorum: Sizce ahlaki iyiliği nerede buluyorsunuz? Ahlaki bir dengeyi yakalamak kolay mı? Yorumlarda birbirimize iyiliğin ölçüsünü bulmaya çalışalım!